Sizotrix abdullah.azad

hakkımda

Fotoğrafım
abdullah.azad
# Bir çoğunuzdan haz etmiyorum. Sizden nefret etmek hoşuma gidiyor. Yüzünüze gülüp arkanızdan ana-avrat sövmek inanılmaz zevk veriyor. IQ seviyelerinizle taşşak geçiyorum. Pişman mıyım ? Tabiki de hayır. Ben sadece açık sözlüyüm.
devamı..

sosyal ağlar


e-günlük

11 Temmuz 2010 Pazar

Ben iyi ki doğdum !

Yalnızlık..
Çoğu kimsenin doğru yazmasını dahi bilmediği bir kelimeyi anlatmaya çalışmak..

Aslında tanımı yok bunun lan, şimdi farkediyorum..

Bazen, şarjı 1 gün giden telefon bataryasının aslında 1 hafta dayanabildiğini öğrenmek..Doğumgünlerini sadece gsm operatörleri ve bankaların hatırlaması.. Anlattığınız şeyi aslında kimsenin anlamadığını farketmeniz ve etrafa boş, anlamsız gözlerle bakmanız.. Yada yakınınızdaki insanlar kahkalarla gülerken sizin onlardan ne kadar uzakta için için ağladığınızı farketmektir.. Dışarıya eğlenceli görünüp içinizde fırtılar kopmasıdır.. Aynı zamanda bu fırtınalardan korunmak için sığınacak bir limanınızın olmaması..

Ve bundan kimselere bahsedememeniz..

Doğum günümü unutan tüm arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim..

İyi ki varsınız, varsınız ki farkları görebiliyorum..

İşiniz düştüğünde beklerim..


Tıklım tıklım yalnızken tek kişilik kalabalığa kavuştum..

26 Mart 2010 Cuma

Karanlık arası Güneş molası (Son Perde)

karanlıkta oynayan üç çocuk vardı.. kısa bir güneş molası verdiler.. peki ya moladan sonrası ?


Sübyan mektebinden mezun olamayacağımı anlamış durumdayız. Evet çoğul kullandım çünkü kendini 3 kişilikle tamamlayan bir şizofrenim. herşeyi kabul ediyorum. sorun yok..

defter yapraklarıda bitmek üzere zaten.. yazmanın pek bir manası kalmadı diye düşünüyoruz. sanırım artık bizden bahsetmenin vakti geldi..

Abdullah:
mutsuzluk hastası.. ruhuna her daim hüzün yağmuru damlar.. gülmenin sözlük anlamını dahi bilmez. ama yinede mutlu biri(ydi).. yirmi yıl boyunca bir masala inandı kendisi. ama olmadı.. geçde olsa anladı ya gerisi önemli değil..

Azad:
katil kalemi yöneten dilsiz şair.. sudaki yansımasına bile küfreden bir küfürbaz.. aslında onun hakkında yazıcak pek bişide yok. bu kadar yani. evet hepsi bu..

Kerem:
daha tek kelime etmedi. doğduğundan beri susuyor.. sadece ara sıra hıçkırık seslerini duyduk o kadar. bir derdi var ama eminim ki oda bilmiyor..

özetle böyle..

dün compiyi ankaraya uğurladım.. alışmıştım lan. zor geldi. içime bir burukluk çöktü. belli etmedim ama ben. kontrol ettim duygularımı. toplumun bana verdiği sert erkek imajına bok sürdürmedim abi! yaptığım bu rolle oscar'a adayım lan! sıkıyorsa vermesinler bana o altından heykeli. sikerim ordakileri!

sarılmak istedim. ama yapamadım işte.. öz abim gibi.. keşke öz abim olsa dediğim an çok oldu.. zor oluyor.. son sözüm; "tek parça git tek parça gel lan" olmuştu.. halbuki abimm diyip sarılmak istemiştim..

neyse. bu yazıyla beraber eski defterlerin üzerine işiyip yakıcam. yok artık geçmiş yani..

Bizim bu yediğimiz; hayatın volesi ulan!

25 Mart 2010 Perşembe

yağmur, gök gürültüsü ve hilal (part 5)

yaşamak bazen hüzün veriyor bu eski saate, tekliyor işte..


yeniden yaşama şansı, yeniden sabahı görme şansı, her gün yeni bir güne başlama şansı..
hepsini bir kenara koydum senle bir güne uyanma şansı daha çok ağır basıyor hepsinden..
aceleyle okula yetişme çabam içinde kalbime tercümanlık yapmak istedim bi kaç dakika, en iyi yaptığım işte bu zaten..

konu "sen" olunca ekstra birşey yapmama gerek yok zaten, kelimeler sanki bir puzzle'ın parçaları gibi yerine oturuyor.. puzzle tamamlanıyor ve ortaya o merakla beklenen resim (sen) çıkıyorsun. hemde o ateşten daha sıcak, içimi eriten gülümsemenle.. eğer tanrı'nın vaad ettiği bir cennet varsa; o kesinlikle bu olmalı..

bu gün tatlı bir yağmur var adana'da, dinlenesi, sokağa çıkıp ıslanılası bir yağmur. belki ben kendimi iyi hissetseydim atlardım sokağa ve şemsiyemi ıslanmayı sevmeyen bir kedinin üstüne koyar, yağmur iliklerime dek işleyinceye kadar ıslanırdım.. ama kendimi iyi hissetmiyorum; bildiğin gibi bir hayalle yaşamak bazen hüzün veriyor bu eski saate, tekliyor işte..

kim demiş tüm gün hiçbir şey yapmadığımı, yaşamaya çalışıyorum ya yetmez mi? kolay mı bu bomboş hayatta, yaşamak için neden bulup, sonra da ona sımsıkı sarılmak! onu kaybetme korkusuyla yaşamak başedilinebilinir birşey mi ? hayatta herşeye alışan biri olarak buna alışamıyorum işte, belkide alışmak istemiyorum..

herşeyde varsın.. soğuk havada üzerime giydiğim palto yada kavurucu sıcaklarda terimi sildiğim havlu.. neyin ne olduğununda aslında pek bir önemi yok; önemli olan herşeyde senin olman, herşeyimin sen olması..

hani bazen diyorsun ya bana neden susuyorsun, hiç konuşmuyorsun diye ufak ufak tripler atıyorsun.. dudaklarımı ne zaman açsam seni seviyorum demek geliyor içimden.. sürekli bunu söyleyip seni bıktırmak istemiyorum.. zor oluyor ama susuyorum..

Not: Seni seviyorum..

şizofrenik matrix by abdullah.azad © 2010
Düşünen Adamın Çöpe Sıçtığı Fikirler
ölüler sanıyor ki diriler hergün helva yiyor.
amk ben hergün bok yiyorum ama kimse bilmiyor.
Başa Dön